Merhaba!

Nispetiye Mh. Bn. Nazım Kaptan Sk. Akademiler St. C Blk D.67 Beşiktaş Istanbul

+90 212 2743420

merhaba@unicodigital.com

Mailing listemize kayıt olun

unico

Öğretmenim Canım Benim!

unicodigital / Blog  / Öğretmenim Canım Benim!
Atatürk

Öğretmenim Canım Benim!

Dile kolay tam 3.997 kitap! İnsan bir ömre bu kadar kitabı nasıl sığdırır demeyin, bu rakam Atamızın, sadece kaydedilmiş olan, kitap miktarı. Yıllara, aylara, haftalara, günlere bölmeye çalışıyorsunuz değil mi? Atatürk’ün kitap okuma sevdasını, daha doğrusu okumaya olan sevdasını bilmeyeniniz yoktur tabii. Bu sevda kayıtlara göre Atamız daha ortaokuldayken başlamış, cephede ateş altındayken bile devam etmiş. E hal böyle olunca, yaptığı devrimlerin başında Millet Mekteplerinin açılmasıyla beraber Harf Devrimi geliyor.

Bu devrimin hemen sonrasında Bakanlar kurulu toplanıyor, 11 Kasım 1928. Atamıza Başöğretmen unvanı verilmek isteniyor. Ancak nedendir bilinmez, Atatürk bu unvanı almak için bir süre bekliyor. 20 Kasım 1928, hani Öğretmenler Günü denilince akla gelen ilk görsel; Atatürk’ün Kayseri’de kara tahta önündeki fotoğrafı çekiliyor. Karanlığa hapsolmuş bir milleti bizzat kendisi, yaptığı sentezlerle aydınlığa çıkarmak istiyor Atatürk. Bundan birkaç gün sonra 24 Kasım’da da kabul ediyor Başöğretmenlik unvanını.

Tabi hemen ertesi yıl bu tarihte kutlamaya başlamıyoruz Öğretmenler Gününü. 1981 yılında Kenan Evren’in emriyle 24 Kasım’da kutlamaya başlıyoruz aslında. Dönemin kalbi kırık öğretmenlerini bir nebze de olsa sevindirmek için belki de. Bu tarihle ilgili bir diğer rastlantı ise Atamızın 100. doğum yılına denk geliyor oluşu. Bu sebeple Türkiye’de Öğretmenler Günü birçok dünya ülkesi gibi 5 Ekim ya da 28 Şubat’ta kutlanmıyor işte! Bu sebeple daha anlamlı!

Elbette ki öğretmenlerimiz dünyanın her yerinde bizler için çok kıymetli. Biraz uzaklara Hindistan’a doğru gidelim mesela. Annem bir, babam iki, öğretmenim üç, diyen bir inanış. Hatta öyle ki yolda Tanrı ve öğretmen yan yana yürüyorlar, önce hangisine selam verirsin dendiğinde, tabii ki öğretmenime deniyor! Sonuçta öğretmen Tanrı’yı bilmesi konusunda ona aracılık edecek kişi değil mi? İşte öğretmenlik din, dil, ırk fark etmeksizin kutsal diye boşuna denmiyor!

Bir insana bir şeyler öğretebilmek ve bakış açısını değiştirebilmek, bir çocuğu önce kendisine sonra çevresine faydalı bir birey haline getirebilmek saygı duyulası bir iş gerçekten. Bazen anne/babamız yerine koyduğumuz öğretmenlerimiz hepimiz için çok kıymetli! Hadi onların bu özel gününü bir öpücükle, belki kendi yazdığımız bir yazıyla ya da bir demet çiçekler kutlayalım! Sarılmayı da sakın unutmayalım!

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir